Geçtiğimiz yıl başlatılan “Ahde Vefa” etkinlikleri dizisinin anlamlı bir devamı niteliğindeki anma yürüyüşü, Çanakkale Kara Muharebeleri’nin 111’inci yıl dönümünde Enstitümüz organizasyonunda gerçekleştirildi. 57’nci Alay Kumandanı Şehit Yarbay Hüseyin Avni Bey ile Anafartalar Grubu Kurmay Başkanı Yarbay İzzettin Bey’in torunlarının misafir edildiği bu özel programda; akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler harp sahasında bir araya geldi.

Tarihî mirası yaşatmak amacıyla 111 yıllık rotada tertip edilen yürüyüşe; Yarbay Hüseyin Avni Bey’in torunu Sn. Hüseyin Avni Tanman ve Yarbay İzzettin Bey’in torunu Sn. İzzeddin Çalışlar ile birlikte Enstitü Başkanımız Prof. Dr. Murat Karataş, Müdürümüz Utkan Emre Er, Dış İlişkiler Koordinatörümüz Arş. Gör. Buğra Terzi ve Araştırmacımız Gürsel Akıngüç katılım sağladı. Ayrıca Türk Şehitlikleri İmar Vakfı temsilcileri ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tarih ve Askerî Tarih Araştırmaları Anabilim Dalı öğrencileri de heyette yer aldı. Etkinlik boyunca Anadolu Ajansı muhabirleri Sn. Çiğdem Münibe Alyanak ve Sn. Sevi Gözay Aslan kafileye eşlik ederek gerçekleştirdikleri röportajlar ve çekimlerle günü kayıt altına aldılar. Organizasyon özelinde Akıncı Taktik (ANAFARTA) firması da katılımcılara şapka ile çanta gibi taktik donanımlar temin ederek faaliyete destek sağladı.

İntikal güzergâhı, 57’nci Alay birliklerinin talim ile tatbikat amacıyla kullandıkları Bigalı köyündeki Değirmen Sırtı mevkisinden başladı. Kafile, Bigalı Deresi’nden batıya kıvrılarak Matikdere üzerinden Kocaçimen Tepe’ye ulaştı. Ardından 19’uncu Tümen Kumandanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in yöneldiği Abdal Geçidi aşıldı ve Conkbayırı-Suyatağı hattına geçildi. Müttefik Kuvvetler unsurlarının taarruzlarla geri püskürtüldüğü Kılıç Bayırı, Boyun, Cesaret Tepe, Bomba Sırtı ve Merkez Tepe mevkileri takip edilerek Edirne Sırtı’ndaki karargâh bölgesine, sonrasında ise Çataldere Şehitliği’ne varıldı. Atalarımızın top ateşleri altında aştığı yedi kilometrelik bu sarp arazideki mesafe, katılımcılar tarafından takriben dört saatte tamamlandı. Yürüyüş, Şehit Yarbay Hüseyin Avni Bey’in ebedi istirahatgâhına karanfiller bırakılması ve edilen dualarla son buldu.

Program esnasında muharebelerin tarihî detaylarına dair değerlendirmeler yapıldı. Sn. Hüseyin Avni Tanman, dedesinin 23 Nisan tarihli mektubunda bölgeyi cennetten bir köşe olarak tasvir ettiğini hatırlattı. Müttefik kolordusunun çıkarma yaptığı o günlerde askerlerin mola dahi vermeden süratle cepheye intikal etmelerinin muazzam bir olay olduğunu belirten Tanman, 57’nci Alay’ın sahip olduğu yüksek maneviyatın mektuplar ve harp cerideleri vasıtasıyla anlaşıldığını ifade etti. Sn. İzzeddin Çalışlar ise dedesinin günlüğünde yer alan “Matik Deresi’ni atladık.” ifadesini arazide bizzat tecrübe ettiklerini belirterek dedesinin gölgesinde çadır kurduğu badem ağacından çağla yediğini anlattı. Tarihî belgelerle doğanın sunduğu şifreleri birleştirmenin önemine değinen Çalışlar, bu yürüyüşün biyolojik olarak da tarif edilemez bir hissiyat uyandığını vurguladı.

Enstitü Başkanımız Prof. Dr. Murat Karataş, 25 Nisan 1915 tarihindeki amfibi harekâtına karşı Türk ordusunun gerçekleştirdiği savunmayı anlattı. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in inisiyatif alarak geri çekilen askerleri durdurduğu noktadan 27’nci Alay birliklerine doğrudan destek vermek yerine hilal şeklinde bir güzergâh izleyip Kocaçimen Tepe’ye yöneldiğini ve bu hamlenin stratejik üstünlük sağladığını kaydetti. Sn. Gürsel Akıngüç de Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in 261 Rakımlı Tepe civarında askerlere bizzat verdiği “Düşmandan kaçılmaz. Cephaneniz yoksa süngünüz var ya, süngü tak, yere yat.” emriyle ilerleyişin durdurulduğunu ve akabinde 57’nci Piyade Alayı unsurlarının taarruza kaldırılarak harbin seyrinin değiştiğini aktardı.