Bugün, Anafartalar Zaferi’nin 110’uncu, Çanakkale Savaşları Enstitüsünün ise 7’nci kuruluş yıl dönümününün kıvancı içerisindeyiz. Yedi yıl önce, Çanakkale Savaşları ile ilgili Türk literatürüne katkı sağlamak ve bu alanda sivil-akademisyen iş birliğini tesis etmek amacıyla çıktığımız bu yolda, ilk günkü heyecanla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.
Geride bıraktığımız süreçte Enstitümüz, Çanakkale Savaşları hakkında söz sahibi bir kuruluş hâline gelmeyi başarmıştır. Süreli yayınlarımızdan “Anafarta Dergisi”, yüzlerce araştırmacının makalesine ev sahipliği yaparken çocuklarımız için hazırlanan ve Millî Eğitim Bakanlığı müfredatına da içerik sağlayan “Parimpar Tarih ve Çocuk Dergisi”, tarih bilincini yeni nesillere aktarmaktadır. Yüzlerce akademisyenin danışmanlığında hazırlanan Çanakkale Savaşları Ansiklopedisi’ni bilim dünyasının erişimine açarak bu sahadaki en kapsamlı başvuru kaynağını oluşturma yolunda emin adımlarla ilerlemekteyiz. Bununla birlikte geçtiğimiz yıl, Anafartalar Grubu ve 3’üncü Kolordu’nun harp ceridelerini ilk kez gün yüzüne çıkaran iki dev eseri daha askerî tarih literatürüne kazandırarak hem yerli hem de yabancı araştırmacılar için vazgeçilmez kaynaklar sunmuş bulunmaktayız.
Akademik üretimin yanı sıra Çanakkale Cephesi’nde görev yapmış kumandanlarımızın ve askerlerimizin torunlarını bir araya getirdiğimiz “Ahde Vefa Sohbetleri” gibi anlamlı buluşmalarla, kahramanlarımızın aziz hatırasını yaşatmayı ve nesiller arası bir vefa köprüsü kurmayı da en temel vazifelerimizden biri olarak görmekteyiz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, Çanakkale ruhuyla yürüttüğümüz bu çalışmalarda bizlere destek olan tüm paydaşlarımıza, bilim insanlarımıza ve aziz milletimize şükranlarımızı sunar; Enstitümüzün, Türk askerî tarihçiliğine katkı sunma görevini aynı kararlılık ve titizlikle sürdüreceğini kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Çanakkale’nin ve Anafartalar Zaferi’nin ruhuyla…




