Çanakkale Savaşları’nın Görünmeyen Yüzü Çanakkale Basınında: Dr. Buğra Terzi’den Kaleninsesi’ne Özel Röportaj

Çanakkale Savaşları Enstitüsü Dış İlişkiler Koordinatörümüz ve ÇOMÜ Tarih Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Buğra Terzi, Çanakkale Cephesi’nde henüz yeterince bilinmeyen askerî gelişmeleri, Mustafa Kemal’in taarruz stratejilerini ve “tarihçinin sorumluluğunu” Kaleninsesi Gazetesi’ne anlattı.

Kaleninsesi Gazetesi muhabiri Süha Parmaksız tarafından gerçekleştirilen ve Çanakkale basınında geniş yer bulan bu özel röportajda; Çanakkale Savaşları’nın askerî, siyasi ve toplumsal yönleri üzerine yapılan çalışmaların, geçmişe ilişkin bilinenleri nasıl yeniden şekillendirdiği ele alındı. Özellikle Mustafa Kemal’in 22 Ekim 1915 tarihli taarruz emri ve harp muhabirlerinin cephedeki rolü, röportajın en çarpıcı başlıkları arasında yer aldı.

İngilizlerin Tahliyesini Önceden Öngören Taarruz Emri

1915 sonbaharında cephedeki askerî dengelerin değişmesiyle İngilizlerin tahliye seçeneğini gündeme aldığını belirten Dr. Buğra Terzi, Mustafa Kemal’in 22 Ekim 1915 tarihli taarruz emrinin tarihi önemine şu sözlerle dikkat çekti:

“Mustafa Kemal Bey, İngilizlerin bir kısım kuvvetini çektiğini ve daha fazlasını çekme ihtimalinin yüksek olduğunu görerek, kalan kuvvetleri ‘denize dökmek’ maksadıyla 22 Ekim’de genel hücum hazırlığı emrini vermiştir. Bu emir, İngilizlerin niyetini çok erken bir safhada öngördüğünü göstermektedir. Fırsatın kaçırılmaması için birliklerini hücuma hazırlamış, komuta heyetlerine gece gündüz gözetleme görevi vermiştir.”

Dr. Terzi, Mustafa Kemal’in hazırladığı taarruz planı için 5’inci Ordu Komutanı Liman von Sanders’ten onay beklendiğini, ancak Alman generalin “topyekûn saldırı yerine temkinli kalmayı” tercih ettiğini vurgulayarak; “Eğer Mustafa Kemal’in planladığı o taarruz gerçekleşmiş olsaydı, İngiliz tahliyesi askerî tarihe bir ‘başarı hikâyesi’ olarak geçemeyecekti. İngiliz birlikleri yarımadayı ya ağır zayiatlar vererek ya da esir olmak suretiyle terk etmek zorunda kalabilirdi” değerlendirmesinde bulundu.

Savaşın Bir Diğer Cephesi: Propaganda ve Basın

Röportajda savaşın toplum üzerindeki etkisine ve kamuoyunun bilgilendirilmesine de değinildi. Propagandanın harp tarihinin ayrılmaz bir unsuru olduğunu belirten Terzi, şu ifadeleri kullandı: “Çanakkale Cephesi özelinde en önemli propaganda aracı olarak basın kullanılmıştır. Cepheye gelen harp muhabirleri aracılığıyla gazetelerde halkın moral-motivasyonu üst düzeyde tutulmaya çalışılmıştır. Başkent İstanbul halkı savaş ile yatıp kalkarken, harp muhabirlerinin kaleminden çıkan haberler; cephe gerisindeki sağlık hizmetleri ve iaşe gibi halkın yürüttüğü dayanışma faaliyetlerine büyük bir moral kaynağı olmuştur.”

Tarihçi Günümüz Siyasetinin Değil, Tarihsel Gerçeklerin Peşinde Olmalı

Tarihsel olayların günümüz siyasi tartışmalarından bağımsız değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Terzi, tarihçinin sorumluluğunu şöyle özetledi: “Tarih; geçmişte yaşanmış ve bitmiş insan faaliyetlerini yer ve zaman göstererek, sebep-sonuç bağlamında, belgelere dayanarak ve tarafsız bir biçimde inceleyen sosyal bilim dalıdır. Günümüz siyasi tartışmaları içerisinde tarihçilerin herhangi bir yeri yoktur, olmamalıdır da. Bir tarihçinin görevi tarihimizde yaşanmış ve bitmiş olayları günümüz siyasetini gözetmeksizin doğru bir şekilde aktarmaktır.”

Çanakkale Savaşları Enstitüsünün Tarihsel Misyonu

Röportajda ayrıca Çanakkale Savaşları Enstitüsünün kentin tarihî ve kültürel mirasını araştırmak, bu bilinci bilimsel disiplinle gelecek kuşaklara aktarmak adına üstlendiği kritik role de yer verildi. Gazetede, Enstitü Müdürümüz Utkan Emre Er’in; “Çanakkale’nin tarihî değerlerini bilimsel bir disiplinle gün yüzüne çıkaracak, bu mirası evrensel bir marka hâline getirerek her türlü istismardan koruyacak profesyonel bir kuruma duyulan ihtiyacı karşılamak için çalışıyoruz” sözlerine atıfta bulunuldu.

Enstitümüzün değerli araştırmacısı Dr. Buğra Terzi’nin bu kapsamlı değerlendirmelerinin yer aldığı Kaleninsesi Gazetesi haberinin tamamını okumak için Haber Bağlantısı: Çanakkale Savaşları’nın Görünmeyen Yüzünü Dr. Buğra Terzi Anlattı